ana sayfa  

<< menü (2) >>

  bir kültür aşınması

TV ve radyoyu ele alalım. 1950’lerde tek bir Ankara Radyosu vardı. Yurttan sesler, cumartesi akşam beşteki Çocuk Saati vb. programlarda Anadolu kültürü incelenir, önüne gelen çıkıp konuşamazdı. Benzeri durum sanırım 1968’lerin sonunda yayına başlayan tek kanal TV için de geçerli idi. Kısacası belli kısıtlamalar ve devlet denetimi gibi sakıncaların olmasına karşın sunucular, oyuncular, ses sanatçıları vb. belli bir düzeyin üstünde idi, dinleyenlere ve izleyenlere belli bir kültür aşılarlardı.

devamı için tıklayınız

  maalesef Türkiye'nin kültürü, tiyatrodan anlayacak kalitede değil

Halit Akçatepe : Türkiye’de her şey spontane hale geldi. Bu yozlaşma dünyada yok. Tiyatro bir ülkenin kültür düzeyini gösterir. Maalesef Türkiye’nin kültürü, tiyatrodan anlayacak kalitede değil.

devamı için tıklayınız

  x sigorta

Bir gün "Lütfen bu maili tanıdığınız herkese gönderin" diye başlayan bir yazı yazacağımı rüyamda görsem inanmazdım... Adım Gamze Erkök. Medeni sandığım bir ülkenin, başkentinde, iyi bir mahallede yaşayan "saf" bir Türk vatandaşıyım (halen). Mimarım. Doğayı, estetiği, nezaketi, güzeli korumaya "aptalca" bir çaba gösteriyordum (artık değil). Kabus haline dönüşen hikayem yirmi iki gün önce başladı. Bahçelievler’in tek tük kalmış iki katlı villalarının birinde üst katta yaşayıp, alt katını da büro olarak kullanıyordum. Akşama doğru, canı yanmış gibi bağıran köpeğimin sesine koşunca, mutfaktan inilen depo odasının kapısında (çok eski yıllarda bu depolar "hizmetçi odası" olarak kullanılırmış) kocaman bir fareyle burun buruna geldim.

devamı için tıklayınız

  Türkiye Nere, Gambiya nere?

Bir ülkeden vize almaya çalışmak ne çilelidir, ne zordur, hepimiz biliriz. Vize işlemlerini kolaylaştırmış pek fazla ülke de yok dünyada. Ben de geçenlerde, Afrika kıtasının en küçük ülkelerinden Gambiya'ya gönderilmiştim görevle. O kadar küçük o kadar küçük ki, tüm ülkede yalnızca tek bir trafik ışığı var!

devamı için tıklayınız

  yunanlılardan tarihi itiraf

Her Balkan ülkesinde -hatta Avrupa ülkesinde- okutulan tarih kitaplarında olduğu gibi, Yunanistan'ın da tarih kitaplarında kahramanlık öyküleri ve mit'leri yer alıyor. Yunanistan'ın 1821'de bağımsızlığını kazanmak amacıyla Osmanlı İmparatorluğu'na karşı ayaklanması, tarih kitaplarının en önemli bölümünü oluşturuyor. Mücadele yıllarında Yunan milletinin kahramanlıklarını konu eden tarih kitaplarını inceleyen TO VİMA gazetesi, Osmanlı yönetimine karşı ayaklanmasının 185'inci yıldönümünde Yunanistan'ın "10 büyük yalanı"nı yayınladı.. Gazetenin yazarlarından Andreas Pappas'ın yaptığı araştırmaya göre işte Yunanlılar'ın yalanları:

devamı için tıklayınız

  madalyonun öteki yüzü

yıl : 2006, yüzyıl : 21 ... madalyonun diğer yüzü ...

devamı için tıklayınız

  dört soruda ab özel statüsü

AB’nin Türkiye’yi üyeliğe kabul etmesi mümkün değil.   AB mevcut ortak tarım politikasına tarımsal nüfusu Türkiye’ninki kadar büyük ve yoksul bir ülkeyi dahil edemez,  çünkü buna ayıracak kaynağı yok.   AB Türkiye kadar kalabalık ve yoksul bir ülkeye serbest dolaşım hakkı veremez,   çünkü bunun yaratacağı göç dalgası AB içinde ekonomik ve sosyal bir deprem yaratır;  zaten işsizlikle boğuşan Avrupa halkı isyan eder.

devamı için tıklayınız

  bazıları ibret alsın

İzmir kurtuldu, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara’ya hareket edecekler. Trene binerler,kompartımana çekilirler. Ertesi gün kompartımanı çalar yaveri, açar yorgun, bitkin, kravatını yıkamaktadır Atatürk.

devamı için tıklayınız

  sadaka taşı

İstanbul eski semtlerinden Üsküdar’da, Kaymakamlıktan aşağı Doğancılar Caddesi boyunca yürürseniz, eski evlendirme dairesinin yol ayrımına geldiğinizde, kaldırımın sağ yanında yerden yaklaşık bir metre yüksekliğinde ve otuz santim kadar çapında ortası çukur, pembe bir sütun parçası görürsünüz. Rivayete göre bu sütun, artık İstanbul’da sayıları çok azalmış olan sadaka taşlarından biridir.

devamı için tıklayınız

  yaşanmış bir olay

Bir öğrenci, dershane çıkışı evine dönerken, bir okul servisi minibüsü hızla yanından geçiyor. Minibüsün içindeki küçük çocuklar, bağıra çağıra camlara vuruyorlar. Bir de minibüsün ardından ellerini, kollarını sallayarak ve bağırarak koşan bir adam dikkatini çekiyor. Öğrenci yoluna devam ediyor ve birkaç yüz metre ileride bir kaza olduğunu fark ediyor.

devamı için tıklayınız

 

<< menü (2) >>

ana sayfa  

internet, en geniş bilgi paylaşım ortamlarından biridir. mavilink.com, bu ortamda düşünce ve kültür amaçlı bir site olarak minicik bir damladır. ancak bu küçücük damla bile asla küçümsenmemesi gereken maddi ve manevi birçok emek harcanarak hayata geçirilmektedir. bu sebeple mavilink.com'dan beğendiğiniz bir yazının / makalenin alıntısını yaparken kaynak göstermek veya yazarın adını belirtmek etik değerler açısından önemlidir. bu konudaki hassasiyetimize saygı göstermenizi rica eder, iyi eğlenceler dileriz.

 

© mavilink.com